13 Nisan 2011 Çarşamba

El Clasico zamanı....

Her ne kadar rakiplerini farklı yenerek yarı finali garantilemiş olsalarda, İspanyolların iki devi artık resmen yarı finalde. Her ikiside 4 farklı gliniyetin ardından rakiplerini 1-0'lık skorlarla mağlup edip, yarı finalde karşılaşmaya hak kazandılar.
Artık dünyada çok fazla süper yıldız yetişmiyor tarzında sözleri son yıllarda sıkça duyuyoruz. Aslında bu söylemler bu sezon tavan yaptı. Çünkü "süper yıldız" sıfatını hakedecek sadece iki futbolcu var diyebiliriz ve hatta ben diyorum. Leonel Messi ve Cristiano Ronaldo.... Genç yaşlarda futbol dünyasında sağlam yer edinmiş, ve henüz yirmili yaşların başındayken "dünyanın en iyi oyuncusu" ünvanını haketmiş iki oyuncu. Son 2-3 yıldır süre gelen "Messi mi? Ronaldo mu?" tartışmları Real Madrid başkana Perez'i etkilemiş olacak ki, Messi'li Barcelona'ya karşı çözümü kulübün kasasında ne var ne yoksa Ronaldo transferi için harcamakta buldu. Sonuçta Manchester United zengin, Ronaldo da Real'li oldu. Artık "Messi mi? Ronaldo mu?" tartışmaları, "Real mi? Barça mı?" söylemlerinin yerini aldı ve 5-'lık hezimetten sonra Messi bir iki boy önde görünüyor. Hafta sonu yine bir Real-Barça kapışması yaşanacak. Bütün dünyanın gözü Bernabeu stadında olacak. Ama bu maçın heyecanını arttıran tek unsur "Messi mi? Ronaldo mu?" soruları değil. Peki ne? daha doğrusu neler?
Hafta sonu oynanacak "el clasico"dan sonra ikide şampiyonlar ligi maçında karşı karşıya gelecek bu iki dev takım. Yani 18 gün içinde bir lig, iki şampiyonlar ligi maçı olmak üzere; 3 el clasico seyretme şerefine erişeceğiz. Barça üstünlük sağlarsa Messi diyeceğiz, Real üstünlük sağlarsa Ronaldo. Ve böylece "Messi mi? Ronaldo mu?" sorusu cevabını buldu diyeceğiz. 3 hafta sonrada Casillas veya Puyol basın toplantısında medyaya veryansın ederek "Messi veya Ronaldo değil, Barça veya Real kazandı. Ve bu takımın kaptanı benim" diyecekler. İşin şakası bir yana, her ne kadar dünyada eşi var olmayan ve hatta hiç varolmamış iki oyuncu olsalarda, bu büyük maçları iki kişiye indirgemek enterasan. Her iki takımında her mevkisinde oynayan oyuncular rahatlıkla kendi mevkilerinde dünyanın en iyi oyuncularıdır denebilir. İki takımın rekabeti neredeyse 100 yıldır aynı heyecan ve hararetle, ilgisini kaybetmeden sürüyor. Ronaldinho ile başlayıp Messi ile devam eden Barça'nın dünyanın en iyi oyuncusu liderliğinde yakaladığı efsanevi başarılara karşılık, tarihinde alışık olmadığı bir şekilde sönük kalmaya başlayan Real Madrid çareyi kendi idolünü yaratamadığı için kendi idolünü satın almakta buldu. Saha dışında her yerde rakibinin üstünlüğünü ve saltanatını sarsmayı başardı. Ama hala malum soruyu "tabi ki Messi" diye yanıtlayanlar aksini iddia edenlerden oldukça fazla. Real Madrid'in önünde üç adet 90 dakikalık müthiş bir fırsat var. Ligde 3 puan, avrupada da final biletini kazanırlarsa cevabı Ronaldo veya Real olanların sayısı inanılmaz artacak. Ama tam tersi olursada herhalde Perez, başta Ronaldo olmak üzere tüm oyuncularını satıp ligde ikinciliği garantiliyecek bir kadro ile yola devam eder. Ve artık hiçbir takımda maçtan önce "Barcelona'yı yeneceğiz" diye beyanat vermez.
Biraz mantık matematiği yaparsak, Messi ve Ronaldo'yu önümüzdeki yaklaşık 10 sene seyredeceğiz ama Real Madrid ve Barcelona takımlarını ömrümüzün sonuna kadar izleyeceğiz. Bu geçici dönemi maçları iki efsanenin sırtına yükleyerek seyretmek oldukça zevkli aslında, ve oldukça anlaşılır. Ama ben her zaman bir yada iki furbolcuya bağlı kalınmasına karşıyım. En son 2008-09 şampiyonlar ligi finalinde Barcelona-Manchester Utd. maçında bu iki futbolcu ön plana çıkartılarak maça hazırlıklar yapılmıştı. Ama ikisininde kötü ve seyir zevki vermeyen beklentileri kaşılamayınca ortak yorum olarak "çok sıkıcı maçtı" yorumu seçilmişti. Çünkü bu ikili kötüydüler ama maçta mücadele oldukça iyiydi ve hücumda "yıldız" ı dışında alternatifleri olan Barcelona Samuel Eto'o şovla kazanmıştı.
Şu an Madrid'te Mourinho'ya, Barcelona'da ise Guardiola'ya olan güven tam. Fakat dünyanın geri kalan kısmında hiç kimse bu ikiliden birine dahi güvenmiyor. Aslında bu ikiliyi düşünmüyorlar bile. Çünkü dünyanın geri kalanı Ronaldcular ve Messiciler şeklinde ikiye ayrılıyor. Ve sadece tarikat lideri gibi gördükleri bu iki oyuncudan birine güveniyorlar. Casillas, Xavi, Ramos, Iniesta, Mesut, Alves kızgınmıdır bilemiyorum ama haksızlık olduğu açık. Sanırım bu iki takım daha önce 209 maç yaptı, ve bende en az 20'sini seyrettim diyebilirim. Bu maçlar Real-Barça maçlarıyken gayet güzeldi, Messi-Ronaldo maçına dönüştürülmeye pek luzüm yoktu aslında. Son olarak şunu söylemek isterimki gözlerimiz sahada 2 kişi 4 bacağı değilde bir futbol klasiğini, biraz daha klasik tabirle futbol resitalini izlesinler. Bu 3 maç sonucunda kim kazanır bilinmez ama emin olduğum tek şey herkesin kendi kendisine "Bir el clasico daha seyretmek için seneye kadar nasıl bekleyeceğim?" diye soracağıdır. Tabi eğer kramponları değilde, formaları seyredersek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder