Beşiktaş kulübü başkanı Yıldırım Demirören futbolda başarısız geçen sezonun ardından gelecek senenin takımını oluşturmak için çalışmalara başladı. Herhalde ilk hedefi kadrosundaki Portekizlileri ve memnuniyetlerini muhafaza etmektir. Basında yazılanlara göre Demirören ve kurmayları İspanyanın önemli kulüplerinden Atletico Madrid ile yakın ilişkiler kurmaya çalışıyor. Bu yazılanlar iddiadan öteye geçer mi bilinmez. Ama söylentilere göre Beşiktaş Kulübü Başkanı başta olmak üzere birçok Beşiktaş'lının hayalinin ortak noktası Uruguaylı golcü Diego Forlan. Atletico Madrid'de çıktığı 127 maçta 74 atmış, daha önce Villarreal'de olduğu gibi bu kulüptede gol kralı olmuş bir isim. 31 yaşındaki golcü dışında Demirören'in Atletico Madrid'den teknik direktör Quique Sanchez Flores ve İspanyol kanat oyuncusu Jose Antonio Reyes ile yakından ilgilendiği konuşuluyor.
Diego Forlan ilerlemiş yaşına rağmen hala transfer piyasasında 30 milyon avroları telafuz ettiren nadir isimlerden biri. Aslında yaşının ilerlemesi onun için handikap değil. Çünkü kariyerine bakarsanız yaşı ilerledikçe performansının arttığını ve futbol karakteristiğinin geliştiğini görürsünüz. Şuan için dünyanın en önemli golcülerinden biri desek kesinlikle yanlış olmaz. Çünkü Forlan'ın özelliklerine sahip ve bu kadar üst düzeyde fazla oyuncu görmedi dünya futbolu. İster rakip savunmanın arasında sabit, ister kanatlara ve geriye gelerek top alan oyun stilinde oynayabilen bir oyuncu Forlan. Bana göre onu bu kadar değerli kılan esas özelliği her iki ayağıylada, açı veya mesafeye aldırmaksızın, sert ve ustaca yaptığı gol vuruşları. Forlan şut çekmek istediği zaman çeken ve çoğunluğu gol olan bir futbolcu. rakibin engllemek için yapabileceği fazla birşey yok. Devamlı oyunun içinde olduğu ve çok hareketli oynadığı için markajı çok zor bir oyuncu. Zeka, teknik ve soğukkanlılık gibi özellikleri onda kusursuz şekilde var. Yani yaşlı gibi görünsede Forlan dünyadaki her takım için çok iyi bir transfer. Beşiktaş için ise, kusursuz...
Teknik direktör adayı Flores için ısrarlar pek mantıklı olmasa gerek. Şimdiye kadar büyük kulüplerimizin çoğu İspanyol oyuncu veya çalıştırıcılar getirdi ama hiçbiri başarılı olamadılar. Zaten Beşiktaşın da kötü tecrübeleri var İspanyollarla ilgili. Flores, Atletico ve Valencia'nın başında iyi dönemler geçirmiş olsada üst düzey bir hoca olmadığı belli. Ama başarısız denemez. Atletico Madrid'e kazandırdığı Avrupa Kupası Atletico taraftarlarının gözünde onun efsane olmasına yeter.
Jose Reyes ise ismi geçen oyunculardan bir diğeri. Sevilla, Arsenal, Real Madrid ve Benfica takımlarındada daha önce yer almıştı. Hep bir yıldız ve koz olmayı başarmış bir futbolcu. Bu açıdan Atletico onun için farklı bir duraktı. Maxi Rodriguez ve şuan Beşiktaşlı olan Simao ikilisinin arkasında yedek olmaktan kurtulamadı. Maxi Rodriguez'in Liverpool'a transferi sonrasında forma şansı bulan Reyes, Maxi'nin ayrılmasına tepkili olan taraftırın sinirliliğini, performansı ile memnuniyete çevirmeyi başardı. Ve Avrupa Kupası sahibi Atletico'nun en büyük kozu oldu. Solak olmasına rağmen sağ kanatta daha etkili oynayan İspanyol Yıldız, top tekniği ve driplingleri ile seyreden herkesi kendisine hayran bırakır. "Top ayağına yapışıyor" deyimi adeta Reyes için söylenmiş. Sağ çizgiden aldığı topu rakibin arasında slalom yaparak içeri taşıması, Reyes işi dedirten hareketelerdendir. Bu toplardan çoğu ya gol yada asistle sonuçlanır zaten. Sanırım Reyes gibi üstün yetenekte bir oyuncuya sahip olmak istemeyecek bir teknik direktör dünyada yoktur.
Bir Atletico Madrid sempatizanı olarak, Yıldırım Demirören ve Beşiktaş camiasının Atletico Madrid'e bu kadar yakın olmalarını çok akıllıca buluyorum. Simao transferi ile keşfettikleri bu madeni daha çok kullanacaklarmış gibi görünüyor. Zaten Atletico'nun herhangi bir mevkisinde oynayan bir oyuncu, teknik futbolu benimsemiş her teknik adamın ve her taraftırın rüyası veya hedefi olmalıdır. Forlan Beşiktaş'a çok şey katar, fakat Simao ve Quaresma gibi iki kanat oyuncusunun olduğu bir takıma Reyes transferi pek mantıklı değil. Flores için ise yazılanların söylentiden öteye geçmiyeceğini tahmin ediyorum, çünkü artık İspanyol yönetimlerden uzak duracağını düşünüyorum. İspanyol Türk futbolunun futbol stiline adapte olamadığı açık bir şekilde görüldü. Bize kendi futbol karakteristiğimiz olan tarzda hocalar lazım. Yani ne taktik nede teknik diyen ve futbolcuları hırs küpü yapan tarzda hocalar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder